
NOT: bu elestiriyi yazarken sadece 1. Sezonu izledim.
12 bolumluk asiri cocuksu romance animesi. Instagramda habire karsima waguri ciktigi icin bakiyim demistim ve tek olay da waguriymis cidden. Asiri sade ve hicbir problem yasanmayan bir yapim bu. Cogu yapimda senaryo ilerlerken bir sorun yasanir, ana karakter de onu cozmeye cabalar. Surekli asagi yukari ilerleyen bir akis olur. Bunda o kadar az sorun var ki ya hikayenin 'dandik' kismini izliyosun ya da pozitif yerleri izleyip dopamin aliyosun.
HIkayesi hem asiri cocuksu hem de hicbir derinligi yok. Bi kere biz niye 10 yasinda gibi sorunlari olan 15 yasindaki adamlari izliyoruz? Dizideki herkes peri masali gibi bir hayat yasiyo, kucucuk seyleri buyukttukce buyutuyo. Basta acaba izlemesem mi diye dusundum. Kendimi kandirip karakterleri 10 yasindaymis gibi dusunmeye calistim ve keyif de almaya basladim. Hikayede biraz daha buyuk problem olsa daha da keyif alinabilirdi. 12 bolumde yasanan en sorunlu şey wagurinin kankasinin erkeklerden tiksinişiydi. Hic "eyvah senaryo nereye gidicek acaba" diye dusundurtemediler. Bu yazarin bilincli yaptigi bisey muhtemelen ama hikayeyi de sığ yapmis. Tek guzel buldugum yer akicilik olabilir. Waguri ve jintaronun iliskisini tam miktarinca ilerletmisler. 5 bolumde bitse cok hizli olurdu 20 bolume uzasa sıkardi. Hikayeye 5 veririm.
Karakterler baya boş. Jintaro ana karakter olmasina ragmen hic icine cekemiyor kendisini. Tek guzel kismi waguriyle iliskisi, onu da waguri tasiyor zaten. Arkadaslari jintaro'dan da kotu yazilmis. Hepsi asiri tekduze ve klise karakterler. Jintaro ve arkadaslarina 6.25 veririm. Wagurinin kankasi guzel yazilmis anlari var. Son bolumlere dogru miyminti modunu acmis da olsa 7.25 veririm. Waguri ise tek iyi yazilmis diyebilcegim karakter. Kafa yapisi cok tekduze: iyi insan olayim bide mutlu olayim. Buna ragmen kendisini izlettiriyor karakter. Belki animasyonlari, belki de diger karakterlerin sığ olusundan surekli waguri ekrana gelsin istiyorsun. Son bolumdeki itiraf da klise de olsa keyifliydi. Waguriye 7.75 veririm. Genel karakterlere 6.75 veririm.
Muzikleri gayet begendim. Duyunca cok etkilendigin muzikler olmasa bile arkadan duyguyu almana yardimci oldugunu hissediyorsun. 7.5 veririm.
Animasyonlar biraz garip. Waguri ve kankasinin animasyonlari cok akici. Saclari da gozleri de cok guzel cizilmis. Erkeklerdeyse hic oyle bir ozen yok. Izleyici kitlesi erkek oldugundan kizlarin animasyonlarina tum parayi harcamislar heralde. Erkeklerin kafi animasyonlari da olsa waguri tek basina sirtlar bu animeyi. Animasyonlara waguriden dolayi 8.25 veririm.
NOT: Bu animedeki cocuksuluklar insanı izlemekten sogutabilir. 3 bolum izleyip birakan birine laf edemem. Beni ise cocuksuluklar rahatsiz etse de sonradan alistim. Alisinca gozumdeki puani yukselmeye basladi. Bundan dolayi 6.5 yerine 6,75 verdim.

Bi suredir nisanin gelmesini bekliyodum izlemek icin. Pianoya ve romance'e olan ilgimden ben ozelinde keyifli gelir diye dusundum ama dusundugumden cok iyi cikti. Her konuda cok ust duzey bir yapim your lie in april.
HIkayesi asiri akici. Dikkatli bir izleyiciysen diziyi izlerken resmen bulmaca cozuyosun. Soylenen her sozun altinda gizli bir anlam var neredeyse. Ana konu olan kouseinin pianoyu ogrenme seruveni de oldukca eglenceli. Yazar bu seruveni gereksiz uzatip fazladan bolum cikartmamis. Hikaye sona kadar asiri akici, felsefi ve derin bi sekilde ilerliyor. Sonda ise yarim ama plot twist sayesinde tatmin edici bir sonla hikaye bitiyor. Kaori'nin mektubu ve yan karakterlerin de hikayelerinin son buluşunu yapabilmis olsalardi bu hikaye olabilcek en iyi romance hikayesi olurdu. Bu haliyle bolca eksigi var sonunun. Kaori cocuklugundan beri mi kousei'yi seviyordu yoksa sadece hayrani miydi? Waguri kaori'nin ölümünü gorunce ne tepki verdi? Tsubaki hala kousei'yi seviyor mu yoksa sadece yaninda bulunmak mi istiyor? Kousei'nin rakibi olan kizla cocuk onca anlatildilar, hikayenin sonunda adlari bile gecmedi. Ayrica hikayede hizli gectikleri icin anlasilmasi zor olan yerler de var. Sadece 1 kere sonu izleyen birinin kaori'nin özgur olma sebebini, kousei'nin dostlarinin yanina sizamama sebebinin tsubaki'nin kousei'den hoslaniyor olusu gibi konulari 5 dakikada normal izleyiciye sindiremezsin. Benim gibi tekrar tekrar anlayamadigi yerleri izleyen birisine sindirirsin. Normal birinin ise aklinda bir tek kaori'nin bunca zamandir kousei'yi sevmis oldugu kalir. Hikayede eksi sayilabilcek bir baska konu yazarin metaforlastirabilmek icin yoktan senaryo olusturmasi. Kaori'nin tipki kousei'nin annesi gibi hasta oluşu, kaori yogun bakima kalktiginda bir kedinin yolda ölüşü, kaori'nin tesadufen kousei'nin de onceden atladigi kopruden suya atlayisi gibi seylerin sayisi arttikca artik tesaduf diyememeye basliyosun. Yine de anlatilmak istenen mesajlari o kadar guzel veriyorlar ki rahatsiz etmiyor bunlar. Kouseinin annesini unutamayip muzigi duyamama sebebi guzeldi ama annesinin aslinda iyi bir insan oluşu biraz zorlamaydi. Basta o kadar zalim ve cocuga iskence cekiyor gibi gosterdiler, en sonda da hepsini cocugum ilerde para kazansin diye yaptirdim dediler. Biraz daha az zalim gosterebilirlerdi. Bunca eksiden bahsettim ama bu dizideki eksi diyebilcegim tek sey bunlar. Your lie in april anlatmak istedigi seyi gordugum en kusursuz sekilde anlatan yapim. Felsefesiyle, akiciligiyla, temasiyla hikayesi cok guzel yazilmis. Sadece sonu daha guzel olabilirdi, ama bu haliyle de oldukca yeterli. Hikayesine 8.75 veririm.
Karakterler gayet guzel yazilmislar. Az sayida karakterle neredeyse her duyguyu izleyicilere hissettirebilmek cok buyuk iş. Karakterlerden en onemlisi olan kaori mukemmel yazilmis. Ozgurluk asigi bipolarimsi bir kiz nasil yazilmaliysa oyle yazmislar. Sahnede oldugu hicbir an insan sıkılmıyor. Kaori icin eksi diyebilcegim tek sey yazarin sonda gercekleri aciklarken aceleci davranmasi. O mektupla aslinda gerekli tum bilgileri bize verdiler ama daha tum olaylari ice sindiremeden anime bitti. Ayrica hastaligi artarken daha cok ic monologlarini gormeyi beklerdim. Daha bile etkileyici hale getirmis olurlardi karakteri. Kaori'ye 9.5 veririm. Tsubaki kaorinin altinda kalmis bir karakter bu animede. Kaori o kadar guzel yazilmis ve merak uyandiriyor ki tsubakinin karsiliksiz sevgi felsefesine insanin odagi kayamiyor. Yine de cok basarili olmuslar tsubakinin duygularini ifade etmede. Kafasinda ne olup bittigini bilmeyen ve baska erkeklere de asik olan kizdan, bunca zamandir kendini kandirdigini kabullenip kouseiye askini itiraf eden kiza cok akici sekilde gecilmis. Askini itiraf ettikten sonraysa pek de begenmedigim bir karaktere burunuyo tsubaki. Klasik ask ucgenini kaybeden kiz zirvalamasindan yapmislar. "Beni sevmesen bile ben her zaman senin yaninda olucam" dusuncesinden hicbir zaman keyif alamamisimdir, burada da alamadim. Bu duygulari da sonuclandirmamislar zaten. Kousei'nin saka yapiyosun heralde lafi ile kizin hikayesi son buldu. Tsubaki'ye bu eksilerine ragmen 8.75 veririm. Kousei ana karakter olmasina ragmen o kadar da iyi yazilmis bir karakter degil. Piano calmayi tekrar ogrenmesinde karakter gelisimi oldukca guzel islenmis ama kalan islerde o kadar guzel yazilmamis. Tsubakinin hislerine cevap vermeyip saka yapti heralde diyip geciyor. Akli surekli kaoride ve hic etrafinin farkinda degil. Zeki gibi yazilmis oldukca salak bir karakter ve dizinin sonunda da ayni salak kendisi. Tek farkli artik depresif degil. Yine de pianodaki karakter gelisiminin cok guzel oldugu bir gercek. kousei'ye 8.5 veririm. Waguri sirf kaorinin yalani var olabilsin diye eklenmis bir karakter hissi veriyo. Bazen havali veya derin konustugu yerler oluyo ama hikayeye hicbir etkisi yok bu anlarin. Izleyici bos karakter demesin diye eklenmis cumleler. Yine de kotu bir karakter diyemem. Kaliteli bir bos karakter en azindan. 7.75 veririm. Kouseinin iki rakibi baslarda cok kaliteli gosterildiler ama sonlara dogru hicbir olaylari kalmadi. Sari sacli cocuk aralikta seni yenicem falan diyodu o muhabbet hic anlatilmadi, obur kiz ise kaoriye gizliden gizliye hayrandi ama hic ne hissettigi hakkinda ic monolog goremedik. Kaori piano calarken yanda onu oven pianodan anlayan biri olarak kaldi karakteri. kalan karakterler de oldukca guzel yazilmislardi. Kousei'nin karakter gelisimi icin eklenmis ilgi cekici karakterlerdi. Yan karakterlere 7.5 veririm. Genel karakterlere ise 8.25 veririm.
Muzikleri dizinin konusu ve cidden hakkini vermisler. Piano calma kisimlarinda gercekten insan izlerken kendisini kaptiriyo. Pianistlerin notalara basma sekillerini pianodan anlamayan biri bile hissedebiliyo. Genel muzikler de oldukca guzeller. Bazen kirilma anlarinda daha sesli muzikler verilebilirmis ama bunlarin sayisi cok az. Bir tane de cok guzel opening'i var. Muziklerine 9.5 veririm.
Animasyonlar bir romance animesine gore oldukca ust duzey. Hem piano calma animasyonlari hem de cizimlerin detayliligi olarak. Bazi bakis acilarindan yüzleri cok guzel cizememisler, duygusal anlarda aglama animasyonlari da bazen daha guzel cizilebilirmis. Yine de cok guzel cizimler var. Animasyonlara 8.75 veririm.
NOT: Bu animenin puanini dizideki her seyi somurmek isteyen birine gore verdim. Odev yaparken yandan biraz dinleyip arada bir de izlencek bir anime degil bu. Her cumlenin altinda dusunulmesi gereken bir anlam yatiyor.
NOT: Piano'ya ozel bir ilgim oldugundan normal birisinden daha cok keyif almisimdir muhtemelen. Bu fark çok degildir cunku yazar pianodan anlamayan birisinin bile keyif alabilmesi icin cok cabalamis. Bundan dolayi 8.75 yerine 9 verdim.

NOT: Bu elestiriyi yazarken en son 3. Sezonu bitirdim.
Isekailere hep onyargili yaklastim anime izlemeye basladigimdan beri. Farkli bir evrende tekrar dogmak ve surekli ölüp ölüp dirilebilmek plot bosluklarina ve yazarin cani istedigi gibi senaryoyu yazabilmesine neden olucagini dusunuyordum. Rezero'ya cogu kisi en iyi isekai dediginden belki onyargimi kirar diye dusundum ama pek de oyle olmadi. Tonla ana karakterin lehine senaryo var bekledigim gibi. Yine de rezero oldukca guzel bir anime. Turunden kaynakli sorunlari goz ardi edersek neredeyse her iste cok basarili.
HIkayesi cok yogun ve akici. Surekli sorunlar ortaya cikiyor ve daha sorin cozulmeden yeni sorunlar ortaya cikiyor karmakarisik bir durumun icine giriyor subaru. Ozellikle sonraki sezonlarda oyle durumlar olusuyor ki ayni anda beş farkli bolgede apayri olaylar oluyor, hepsi de onemliler. Bu anlamayi zorlastirsa bile yogun hikayeleri sevenler icin bulunmaz nimet. Ayrica garfiel'in tapinagi inatla korumasi disinda akiciligin azaldigi hicbir an hatirlamiyorum. Surekli olaylar surekli lore'la ilgili bilgiler veriliyor. Izleyeni senaryonun icinde tutmayi basariyor rezero. Bunca guzel seyden bahsettim ama bu animenin buyuk bir sorunu var: hikayenin inandiriciligi. Hikaye boyunca subaru tonla sorunla karsilasiyor. Bunlarin cozumunu izlemek keyifli evet, ama kesinlikle beynini kapatman lazim. Subaru hikaye boyunca sorunlarla karsilasiyor ama bu sorunlar bazen asiri yapaylasiyor. Bazen yazar bolum sayisini tutturmak icin subaru'yu birkac kez daha oldurmek istiyor, Bazen de subaruyu inatla öldürmeyip tekrar ölmemesini sagliyor. Sadece mantik kurarak bile "subaru beş bolumdur yaşıyor ve cok kisiyle iletisim kurdu, yazar simdi subaruyu öldürürse bunca iletisim bosa gitmis olucak. Yani yazar kesin subaruyu öldürtmücek" diyebiliyorsun. Ayrica subarunun surekli olmesine ragmen hala ölmemek icin direnmesi ikinci sezonun sonlarina kadar oldukca gereksizdi. Echidna'yla olan sohbetine kadar en kucuk planlarindaki sorunda intihar edebilirdi ve sorun da olmazdi. Bu gibi seyler isekai'lerin hepsinde oldugunu dusundugumden beni isekailerden sogutan seylerdi. Rezero ise bu kotu ozelliklere sahip evet, ama hikayesi o kadar yogun ve akici ki benim gibi onyargili biri bile soluksuz izledi. Isekailiginden sahip oldugu sorunlar olmasa 9.25 vericekken bu haliyle 8.25 verdim.
Karakterleri bu animenin cok iyi yazilmislar. Akilda kaliciliginin cok iyi oldugunu sanmiyorum ama izlerken hepsine baglaniyosun. Surekli şunu yasadim: senaryoya yeni kisiler eklendi, "ya bunlar da bos yan karakterlerdir" dedim, o karakterleri detayli anlattilar ve karakter bana cok keyif vermeye basladi. Kraliyete aday olan kisiler ve sovalyeleri, tapinaktaki kisiler, cadilar, emilia'nin anilarindakiler gibi tonla kisi var ve hepsini guzel yazmis adamlar. Cadi yardimcilarinin çok da bi felsefesi yok, cogunun ilgi cekici oldugunu da soyleyemem ama cadilar oyle degil. Suanda hikayede ne olduklarini tam bilmiyoruz ama iyi yazilirlarsa gozumde puani cok artar rezeronun. Benim bu kadar ilgi cekici olduguna sasirdigim bi karakter de reinhard'ın dedesi. Oldukca yan bi karakter olmasina ragmen hem hikayesi hem de havaliligiyla oldukca ilgi cekiciydi. Reinhard icinse aynisini diyemem. Gereksiz guclu yazilmis ama iyi niyetinden dolayı kendisini izlettiren bi karakter. Yan karakterlere 8 veririm. Subaru ise bence abartildigi kadar guzel bir karakter degil. Evet cok zorluk cekiyor ve isekai oldugunu goz ardi edersem guzel yazilmis zorluklar. Yine de karakter klasik kendi mutlulugu pesinde kosan, dostlarini seven, dusmanlarindan nefret eden ve surekli gulumseyen bir karakter. Bazen havali hareketler yaptigi oluyo ama 8.25'ten yukari cikamaz. Emilia ise biraz karisik durumda. Karakterin cok guzel yazildigi birkac sahne var. Oyle cumleler kuruyor ki sanki bir anime izliyor degil de gercek hayatta zorluk ceken birini izliyor gibi hissettiriyor. O sahneler disindaysa asiri klise ve sıkıcı bir karakter halinde dolasiyor. Surekli kotuluk gorunce karsi cikan, subaruyla iliskisi beş sezona yayilsin diye utangac yazilmis sig bir karakter. 7.75 veririm. Rem'den bahsetmem gerekirse benim icimdeki cok eslilik yobazligini kaldirmayi basarabilcek kadar iyi yazilmis. Hem karakter gelisimi olarak, hem senaryo derinligi ve felsefesi olarak cok basarili. Ayrica masumlugu hic insanı sıkmıyor, hizmetci olarak yazmis olmalari sayesinde muhtemelen. Rem'e 9.5 veririm. Genel karakterlere ise 8.25 veririm.
Muziklerini boyle bir yapima gore yetersiz buldum.duygusal sahnelerin yarisinda anca muzigin etkisini hissetmisimdir. Kalan sahnelerdeyse genel olarak muzik hic kulagima gelmedi. Aklimda kalan tek dizi icindeki muzik subaru ölüp dirilirken calan üç saniyelik ses. Opening'lerden de bir tanesi cok guzel. Muziklerine 7.5 veririm.
Animasyonlar yeterli duzeyde. Ne goz boyar ne goz cikarirlar. Aksiyonlar ucuncu Sezon garfiel'in savasi disinda beklentimin altindaydi. Duygusal sahnelerin animasyonlari yeterliydi gayet. Rahatsiz oldugum tek konu ucuncu sezondaki fan service oldu. Emilia'nin gogusleri oyle kocaman yapmanin hicbir geregi yoktu. Animasyonlara 8 veririm.

NOT: ben bu elestiriyi yaparken en son 2. Sezonu izledim.
Basta asiri simarik bir anime gibi dururken ilerledikce aslinda her iste oldukca basarili oldugu gorulen bir anime dandadan. Animeyi izlememis birine bunu tavsiye etmesi oldukca zor. Ilk bolumlerde hikayenin icini bilmediginden ve karakterlerin sadece simarik kisimlari gosterildiginden yanlis bir algi olusmasi cok olasi. Bu animenin en sevdigim yani animasyonlari japon kulturune gore olsa da hikaye yapisi ve karakterlerin etkilesimleri oldukca batiya yonelik yazilmis. Izlerken karakterlerin oldugu konuma kendini cok rahat koyabiliyorsun.
Hikaye ana karakterin sikini ve toplarini bir hayalete kaybetmesi ve tekrar bunlari bulmaya calismasini anlatiyor. Ilk bolumlerde ana amac bu bile olsa hikaye ilerledikce odak degisiyor. Turbo ninenin aslinda genc kizlarin acisini kendince dindirmek icin erkeklerin cinsel organlarini caldigi ogreniliyor, odak daha cok ayase ve okarunun iliskisine yoneliyor, turbo nine eglenceli bir karaktere burunuyor. Okarun ayase'yi sadece bir dost olarak gormektense hoslanmaya geciyo ve bu eklentiler zaten dandadanı olusturuyo. Hikaye derinleşiyor yani oldukça. Bunlarin yaninda da oldukca eglenceli bir hikaye aktarimi sunmuslar. Sakalarin kendisinin komik olmasindansa durumun komikligiyle guldurmeyi secmisler ve surekli kendini izlettiren bir yapim ortaya cikartmislar. Fan service kismi da beni neredeyse hic rahatsiz etmedi. Kiz ana karakteri o kadar icten yapmislar ki sapik falan degilsen fan service anlarinda oralara gozun kaymaz bile. Boyle bir yapim icin de oldukca yeterli bir felsefi ortam olusturmuslar. Ana odak felsefe olmasa bile arada serpistirmeleri guzellik katmis. Akiciligi ise bazen insanı sıkabiliyor. Ozellikle savaslarda insan hadi şu savas sonuclansin da karakter gelisimleri devam etsin diyor icinden. Hikayesine 8.25 veririm.
Karakterleri bu animenin asiri asiri eglenceli yazilmis. Turbo nine, pembe sacli kiz, momonun eski hoslandigi cocuk, momonun kankalari, momonun babannesi gibi yan karakterler kendince ozeller. Bazen odak onlarin uzerlerine geliyor ve momoyla okarundan uzaklasiyor, bu anlarda da anime kendini izletmeyi basariyor. Bu karakterlere 8 veririm. Okarun ve momo ise karakter gelisimleri cok guzel yapilmis ana karakterler. Ikisi de hikaye boyunca tonla ic monolog ile karakterlerini akici bir sekilde gelistiriyorlar. Ozellikle momonun yaptigi cogu sey o kadar icten hissettiriyor ki kendini yaptigi cogu sey icin onun yerine koyabiliyorsun. Bazen sanki birbirlerini kiskandirmak istiyorcasina baskalariyla yakinlasiyorlar onun sebebini anlayamadim sadece. Okarun'a 9 momoya 9.25 veririm. Diger yan karakterler ise gorece sıkıcılar, bazi karakterler bir iki sahnede karsimiza cikiyorlar ve onemli olabilirler diyosun ama sonradan bir daha cikmiyorlar karsimiza. Hikayeyi ilerletmek icin olusturulmus bos karakterler. Cok az sayida olduklari icin genel puana etkileri az olur ama bunlara 5 puan veririm. Genel karakterlere ise 8.5 veririm.
Muzikleri bu animenin gayet guzeller ama kullanimlari o kadar da guzel degil. Duygusal yerlerin bazilarinda muzigin sesi biraz daha acilsa daha etkili olabilirmis. Eglenceli sahnelerde de muzikler yeterli olsa bile odak hep karakterlerin etkilesiminde, muzigin eglencesinde degil. Openingler ise mukemmeller. Ikisi de hem animasyon bakimindan hem muzigin temaya uyumu bakimindan hem de spotify'da dinlenme bakimindan oldukca ust duzeyler. Muziklerine 7.75 veririm.
Animasyonlar bence insanlarin bahsini ettigi kadar guzel degil. Evet oldukca yeterli ve hicbir yerde goze batmiyorlar ama hicbir yerde de "vay be ne animasyon yapmislar" demiyorsun. Animasyonlarina bundan oturu 8.25 veririm.
NOT: Bu animedeki iliskinin masumlugundam muhtemelen normal bi insandan cok daha fazla keyif aldim. Bundan dolayi 8.25 vermek yerine 8.5 puan verdim.

NOT: Ben bu elestiriyi yaparken sadece 1. Sezonu izledim.
Bolca fan service'li zeki erkek ve gururlu kızın yavas yavaş sevgililige ilerledigi klasik bir romance animesi. Önüme bu konseptten ne konulsa hosuma gidiyor herhalde ki bundan da gayet keyif aldim. Insanlardan bolca elestiri gordum hikayesinin klise olusu, fan service'lerle dolu bir anime olduguyla ilgili ve soylenenlerin hepsi dogru. Ben yine de keyif aldim izlerken. Gozume rahatsiz gelen tek kisim kiz kardesiyle olan bazi sahnelerdi ama katlanabildim.
Hikayesi bana gayet potansiyelli geldi. Daha ilk sezonu oldugundan elde hikayenin guzellestirilebilcegi bircok yer var. Alyanin karakter gelisimi hikayeye guzel yansitilabilir. Cocugun kardesi olaylara daha cok katilabilir, cocugun cocukluk askı ile alya arasinda yapmasi gereken secim ve ic monologu hikayeyi guzellestirebilir, cocugun cok zeki olusu guzel bir noktaya getirilebilir. Hikaye bolca dallanabilcek konuya sahip yani. Bundan dolayi da suandaki hikayeyi elestirmek cok dogru olmaz, ilk sezon baslangic sezonu gibiydi. Icimden bir ses bu anlattigim seylerin hicbirini adam akilli isleyemicekler diyor ama isleyebilirlerse suanki puan bi anda cok yukselebilir. Ama ilk sezondaki haliyle hikayeye ancak 7 veririm.
Karakterlerden daha cok ekran suresi olanlar genel olarak ilgi cekiciler. Alya, alyanin kardesi, cocuk, cocugun kardesi dortlusu hepsi kendisini izlettiren karakterler. Bunlardan potansiyel derinlige sahip bi alyanin kardesi bir ve cocuk var ancak hikaye daha derinlesicekleri seviyeye evrilmedi. Yine de bu karakterlere 7.5 veririm kendilerini izlettirdikleri ve birer romance karakteri olduklari icin. Kalan yan karakterlerse oldukca unutulasilar. Onlara 5.75 veririm. Genel karakterlere ise 7 veririm.
Muziklerini cok hatirlamiyorum. Opening ve ending muzikleri tatliydi ancak dizi icindeki muzikler hic aklimda kalmadi. Yine de izlerken hic muzik eksikligi cekmemistim ondan eminim. Muziklerine 6.75 veririm.
Animasyonlarindaki akicilikla ilgili cok elestirilcek bir durum yok, cunku akicilik gerektiren hicbit sekans yok. Dogru duzgun spor sahnesi bile olmadi animede. Ama karakter cizimleri cok guzel. Zaten uzaktan da bakinca insanlara kendisini izlettiren sey muhtemelen karakter cizimleri olmustur. Huzunluk pek bir sey yasanmadi ancak onun disindaki her duyguyu da gayet guzel vermisler. Animasyonlara 9 veririm.
NOT: Ben muhtemelen zeki cocuk gururlu kız temalı her romance animesinde normal bi insandan daha cok keyif alicam izlerken. Bunda da cok keyif aldim. Bundan dolayi 7.25 yerine 7.75 puan verdim.

Benim en sevdigim seylerden biri olan koşu icin yapilmis felsefi bir anime. Normal bi insan icin buradaki sozlerin cogu kasinti veya anlamsiz gelebilir ama benim gibi koşu aşığı biri icin bulunmaz bir nimet 100 meters. Film boyunca bahsedilen kosarken ve kazanirken aldigin haz, cabalarinin cok kucuk gelisimlere yol açışı, maglubiyetlerin insani nasil yiktigi gibi konularin hepsiyle beni vurmayi basardi bu anime. Izleyenine gore oldukca yuksek bir puana veya ortalama bir puana sahip olmasi cok olasi.
Hikayesi kafi miktarda akici ama felsefesi cok kaliteli yazilmis. Yazarin ya bir kosucu yada bir kosucunun yakını oldugundan eminim. Bu hisleri bu denli hikayeye dokmek cok buyuk iş. Ana karakter başta cok yetenekli olup herkesi kolayca gecebiliyor, zaman gectikce de zayifliyor. Togashi'nin aksine komiya ise basta cok beceriksiz olan ama hirsiyla togashiyi bile ardinda birakiyor. Genel olarak hikaye togashi'nin geriye dustukten sonra yasadigi duygu degisimlerini ve tekrar geri donusunun seruvenini anlatiyor. Bu geri donusun akiciliginin cok da iyi oldugunu soyleyemem. Surekli kesikli bir sekilde togashi'nin hayatini gordugumuzden bazen neyin ne oldugunu anlamakta zorlandim. Ama hikaye boyunca cok ust duzey yaptiklari sey kosunun felsefesini anlatis bicimleri. Yan karakterler de dahil herkesin sozleriyle koşu denen seyin icindeki duygulari cok iyi yansitmislar. Bir kosu animesi ile bile hayatla ilgili bolca sey anlatabilmisler. Hikayeye 7.75 veririm.
Ana karakterler boyle kisa bir filme gore oldukca akilda kalici. Togashi ana karakter olarak tam gercek hayatta olabilcek turden gercek birisi. Bu gercekligi ve gercekligine ragmen yasadigi karakter degisimi cok guzel yazilmis. Ayrica oldukca da kendini izlettiren bir karakter. Hikayedeki akicilik sorunlari olmasa bu puanin bile ustune cikardi ama bu haliyle 9.25 veririm. Komugi ise togashi kadar ekran suresi almadigindan onun kadar derinlesememis bir karakter. Yine de hem felsefesi hem de kendini izleticiligi cok ust duzey. Tek sorun boyle kisa bir filmde bir yan ana karaktere gore cok az sure almis olmasi. Karakterine 8.5 veririm. Diger yan karakterler de oldukca ilgi cekiciler. Sirti sakatlanmis cocuk, zekeye benzeyen dayi ve ulusal rekoru elinde tutan adam cok felsefi ve gercekler. Bunlarin da tek eksigi ekran surelerinin cok az olmasi. Bir film yerine 12 bolumluk bir yapim yapmis olsalardi bu dizinin karakterlerinin bircogu 9'un ustune cikmis olurdu. Bu halleriyle 8 veririm. Genel karakterlere ise 8.25 veririm.
Muzikler bu animede az miktarda kullanilmis ama her kullanildiginda bana cok keyif verdi. Cok farkli konseptte ve kendisini dinlettiren muzikleri var. Muhtemelen bilerek bazi yerlerde muzik eklemediler ama bu kadar muzige sahipken tum filme muzikleri yaysalar bence daha guzel olurdu. Muziklere 8 veririm.
Animasyonlari bu animenin cok farkli. Cok fazla yerde gercek insan kullanarak animasyon yapmislar. Bazi sahnelerde insani gerdigi bile oluyor bu animasyon seklinin. Benim oldukca hosuma gitmis olsa da genel izleyici kitlesi icin cok da guzel bir stil oldugunu soyleyemem. Togashinin aglama sahnesi veya 5dk boyunca kosu yarisina hazirlanilan sahne direkt benim gibi niş izleyici kitlesine hitap ediyor. Herhangi bir insan icin keyifliden cok rahatsiz edici bu sahneler. Bundan dolayi animasyonlara 7.5 veririm.
Bu anime benim en sevdigim seylerden biri olan koşuyu tahmin edemicegim kadar guzel sekilde yansitmis. Koşunun felsefesini o kadar guzel vermisler ki yok yere halisaha yapasim falan geldi. Ayrica animasyon sekli de benim cok ilgimi cekti. Bu nedenlerden dolayi bu animeye 8 vermek yerine 8.75 puan verdim.

NOT: Bu anime bitmedi ama devam sezonu getircek gibi durmuyorlar. Bundan dolayi completed kismina koydum.
Izledigimi insan icinde soyleyemicegim cinsten bi anime kakegurui. Zeki ana karakterin kumarda zekasini kullanip kazanmasi ve yukselmesi uzerine ilerliyo. Tonla gercek disi hareket olan, plot hole'larla dolu ama bunlari onemsemeden kendini izlettirebilen absurt bir anime. Absurtlukleri gormezden gelinebilir hatta bir vakitten sonra keyif bile veren cinsten. Bunun tek istisnasi benim icin fan service kisimlari. Boş yere bu kadar cinsellik eklemeye gerek yoktu. Tabii kendince animeye hava katar diye veya maddiyat icin koymus olabilirler ama rahatsiz edici duzeyde bir fan service var. Yine de beyni kapatip kafa dagitmak icin izlenebilcek cerez bir anime absurtlukten rahatsiz olmayanlar icin.
Hikayesi derinligin yanindan bile gecmiyor ama kendisini izlettiriyor. Iki sezon boyunca ana karakterin en alttan kumarla en tepeye cikmasini isliyor. Yazar dunya insa etmekle o kadar ugrasmamis ki hikayenin mantigi bozumlasin diye her yerde kafasina gore kurallar ekleyip bir daha da konusunu acmamis. Bu okulun neden kumarla kalkindigi uzerine hicbir sey konusulmuyor mesela. Hicbir ogretmen de diziye dahil olmuyor sanki millet okula gelip kumar oynayip evine donuyor sadece. Normal bir animede eksi yazicak seyi olmasina ragmen kendisini izlettiricek kadar komik ve akici olmasi kakaguruiyi guzel yapan sey. Ana karakter okulun en iyi kumarbazi olma yolundayken gecirdigi surec hic keskin gecisli hissettirmiyor. Her ne kadar felsefeden yoksun olsa da bunu gerektirmeyen bir konsept kakaguruinin konsepti. Yine de ancak 6.75 verebilirim hikayeye.
Karakterlerin bircogu cok soluk. Ana karakter ve okul konseyinin baskani ve sarisin ana karakterin kankasi disindaki karakterler ya hic derinligi olmayan ya da onemli karakterleri tanitmak icin olan karakterler. Yan karakterlere 5.5 veririm. Sarisin kiz bir tik bunlardan iyi de olsa yine de cok derin islenmis veya ilgi cekici sayilmaz. Muhtemelen yeni sezon ciksa konsey baskaninin kardesiyle birlikte puanlari yukselirdi ancak suanda 6.5 veririm. Ana karakter ve konsey baskani ise oldukca ilgi cekici ve aralarindaki rekabeti merak ettiren cinsten karakterler. Dizi boyunca da bu ikisi uzerine duruluyor zaten. 7.75 veririm karakterlerine. Genel karakterlere ise 7 veririm.
Muzikleri temaya oldukca uyumlu ve arkaplani guzel dolduran cinstendi. Duygusal veya aksiyonlu muzikten ziyade komediye uygun muzikleri vardi genelde ve gayet keyifli muziklerdi. 7.25 veririm.
Animasyonlari benim sevdigim bir tarz da degil akiskan da degil. Bir vakitten sonra alisiyorsun ve rahatsiz etmemeye basliyor ama yine de ancak 6.5 verebilirim animasyonlara.
NOT: Ben isin icinde az biraz kafayi bozmuş bir ana karakter varsa, bu ana karakter basta en alttan basladiysa ve en uste cikiyorsa, bunun icin tek sebebi de kicinin keyfiyse cok keyif aliyorum yapimi izlemekten. Kakegurui de direkt bunu verdi bana. Bu konseptteki muhtemelen her yapim benim gozumde arti puani alicak. Bundan dolayi 7 vermek yerine 7.5 verdim.

Bu animeyi iki farkli kisim olarak elestiricem. Dizinin trenli son kismina kadar olan yer ve film dahil tren ve sonrasi. Tren sahnesine kadar asiri oturakli ve gercekci bir diziyken bi anda klise aksiyon sahnesi koymuslar ve havali gorunmeyi birak absurtlugu sesli guluncek cinsten. Violet elbette askeriyeye uygun yetismis cok guclu bir karakter ama dusmanin elindeki silahlarla oylece durmalari, sira sira violete saldirmalari, violetin tam ölümün esigindeyken sevdigi adamin kardesinin onu kurtarmasi falan hint dizisi duzeyinde dandik yapilmislar. Diziden sonra cikan bitirme filmi var animenin. Hint dizisi kadar dandik olmasa bile ilk bolumlerin yaninda cok sonuk kalmis. Violet evergardeni izlemeden once bu film gibi gereksiz uzatilmis yine de izlenebilen bir dram bekliyordum.
Hikayesi trene kadar drama türü icin bir miktar klise ama oldukca guzel anlatilmis. Hikaye boyunca violet'in insan olma cabasini ve binbasinin ona olan son sozlerinin anlamini ogrenisini izliyoruz. Violet mektupçuluk isine giriyor ve insanlara mektup yazarken onlarin duygusuyla empati kurmaya basliyor ve her seferinde de gercekten etkileyici hikayeler bulmayi basarmislar. O hikayeleri dinleyen insanligi az birisinin insanligi ogrenmesi gercekten olasi bir sey. Hele o cocuguna dogum gunu mektuplari yazan kadinin hikayesinde gozleri dolmucak pek insan tanimiyorum. 10 puanlık bir bolumdu. Teması dramayla çok uyumlu violet evergardenin ve bunu da guzel yazilmis bir hikayeyle cok iyi birlestirmisler. Bu kismin hikayesine 8.5 veririm. Tren kismi ise plot eksiklikleri ve gereksiz havali sahneleriyle violet evergardenin puaninin dusmesinin en buyuk etkenlerinden. Ayrica filmin de binbasını bi anda yasiyor gostermesi yazarin para kazanmak istemesinden baska bir sey degil. Dizi boyunca binbasinin yasiyor mu ölmüş mü oldugunun belirtilmemesi zaten beni rahatsiz etti, bir de ustune bunca zamandir yasayip neden violetle konusmadiginin aciklamasi hic gercekci cikmadi. Muzikler ve gorsellik filmden oldukca keyif almami sagladi fakat hikayesi klise bir dramadan ote degildi. Trene 4, filme 6 veririm. Genel diziye ise 7 veririm.
Karakterlerden violet disinda derin islenmis bir karakter yok animede. Herkes violetin duygulari daha derin hissetmesi icin yapilmis yan karakterler ve bu, kisa bir anime icin rahatsiz edici bir ozellik degildi. Yan karakter olarak gilbertin kankasi ve kardesi uzerinde bir miktar durulmus ve felsefi yanlari olan karakterlerdi. Onlara 7.5 veririm. Kalan yan karakterler ise 6.75'lik ne sığ ne derin karakterlerdi. Violete gerekli duygulari ogretip daha da ozel bir sey yapmadi bircogu. Violet ise filmin her anını kaplayan ve cok guzel yazilmis bir karakter. Duygulari ogrenme seklini yavas yavas ve kesikli olmayan sekilde islemeyi basarabilmisler. Onun binbasina duydugu aşkı da cok guzel yansitmislar. Daha yeni insan olmayi ogrendigi icin kisiligi oturmamis bir karakter violet ama o cok olmayan kisiliginde ne varsa dort dortluk yazilmis. Yine de az miktarda felsefesi bulundugundan dort dortluklere ragmen ancak 8.75 veririm karakterine. Genel karakterlere ise hikaye hep violet uzerinden ilerledigi icin 7.75 veririm.
Muzikleri bu animenin sahane. Hikayeleri muziklerle dizi boyunca oyle bir baglamislar ki ister istemez gozlerin sulaniyor. Dizinin kendisi genel olarak mutsuzluk uzerine kurulu ve bu temaya ne tur muzik lazimsa doldurmuşlar animeye. Laf edebilecegim tek kisim eglenceli muzikleri olmamasi ama bunun sebebi de zaten bu animenin eglence odakli olmamasi. muziklerine 9.75 veririm violet evergardenin.
Animasyonlari bu animenin diger bir parlayan kismi. Karakter hareketleri degil de cizim kalitesi olarak cok ust duzey bir anime. Violetin saclarinin en ince telinden ustten sehrin detayli krokisine kadar gorsellikte detay ne varsa sunmuslar. Savas sahneleri bir demon slayer kadar gorkemli degildi ama oyle bir seyi bu animeden beklemek zaten sacmalik olur. Animasyonlarina 9.5 veririm.
NOT: Bu anime herkese gore bir anime degil. Puaninin bu kadar yuksek olmasi kendi alanindaki basarisindan oturu. Hayati sadece cartoon network cizgi filmlerini izlemekle gecmis dramayi sevmeyen birine violet evergardeni onermek sacmalik olur.

Bu animenin cok buyuk bir potansiyeli varken bir an once bitirmek istendigi icin yazik edildigini dusunuyorum. 10 bolumde bitirilmek yerine 24 bolum olsa yan karakterlere daha cok baglanilabilirdi, david ile lucy'nin iliskisini daha oturakli yazilabilirdi, ölen karakterlerin ölümleri cok ani hissettirmezdi, düşmanlarin felsefeleri detaylica anlatilabilirdi. Bunun yerine icinde her seyden bulunan ama hicbirini de tam yapamamis bi anime olarak kaldi.
Hikayesi duzgun anlatilmamis bir anime cyberpunk. David'in sandevistan'i kullanmaya baslayip cetenin icine girmesi ve yavas yavas psikolojisi bozulurken bu cete islerinden dolayi da yasadigi zorluklari anlatiyor denebilir. Her ne kadar duzgun anlatilmamis da olsa hikayesı sıkmıyor, bir felsefe aratmiyor izlemeye devam etmek icin. Bunun ana sebebi hem hikayenin cok hizli ilerlemesi hem de bu animede hikaye disinda ilgi cekici cok fazla ogenin olmasi.lucy ve david'in romantizmi, night city'nin çete havası, yan karakterlerin kendi icinde gelisimleri derken ana hikayeyi dusunmeye vakit kalmiyor. Hikayesine 6.75 veririm.
Karakterleri bu animenin cok ilgi cekici. Her ne kadar derin dusunce yapilari olmasa da temaya o kadar uyumlu ve kendilerine ozguler ki yan karakterlerin hicbirini izlerken sıkılmiyorsun. Cetenin liderinin sokak ağzı sohbetleri, kisa boylu kızın yaptigi makaralar, kisa boylu kizin abisinin simarik tavirlari falan hepsi ozeller. Lucy ise bunlarin arasindan siyrilip cok sevilebilcek bir karakter olabilirken cok hizli anlatildigi icin yarim hissettirdi. En başta havali ve david'i ayakta oynaticak bir tip gibi lanse edilirken opusme sahnelerinden sonra karakter hicbir sey yapmadi dizinin sonuna kadar. Iliskileri de cok alelacele hissettirdi, bi anda sevgili oldular. Biraz olsun lucy'nin david hakkindaki ic monologunu gormek isterdim sevgili olmadan once. Lucy ve diger yan karakterlere 8 veririm. David'de de benzer bir durum gecerli aslinda. Karakterin gelisimi cok hizli oldugundan yapay hissettiriyor. Cete lideri öldükten sonra bi anda apayri bir ruhsuz david goruyoruz. O zamana kadar olan karakter gelisimi cope atilmis hissettiriyor. Dizinin son bolumunde bu karakter geri donmus de olsa yarim bir karakter gibi hissettiriyor david. Bu kadar laf etmis de olsam yine de karakterin içten hissettirmesi ve yarim yarim da olsa bircok yerde guzel karakter gelisimi saglamasindan dolayi 8.25 veririm davide. Genel karakterlere ise 8 veririm.
Muzikleri bu animenin temayla uyumlu ama hic ön planda degil. Cogu zaman muzigi adam akilli duyamadim bile. Son bolum ise istisnai olarak muzikleri cok guzel vermis. Bir tane spofity'da da dinlenilebilir sarkisi var ve bu sarki son bolumde cok guzel yerde konmuş. Sahne zaten duygusalken bu sarkiyla gozyasi akmasini garanti etmisler. Muziklere 7.25 veririm.
Animasyonlarini ben bu animenin kafi buldum. Gorsel olarak asiri guzel bir teması olsa bile akiskanlik olarak lucy ambulans sahnesi disinda akiskan degildi animasyonlar. Yine de rahatsiz eden cinsten de animasyonlar degildi. Sadece bu temaya bir de guzel animasyon katsalar cok cok yuksek puan alabilcekken suanda 7.75 puanda kaldi.
NOT: Bu anime tek ana sorunu olan aceleye getirme sorununu cozseydi cok daha yuksek puan alabilirdi. Hikayesinin bu kadar aceleye getirilmis olmasi ve merak ettigim bircok seyin duzgunce anlatilmamis olmasi benim aldigim keyfi azaltti. Bundan dolayi 7.5 vermek yerine 7 verdim bu animeye.

NOT: ben bu elestiriyi yazarken en son 2. Sezonu izledim.
Aşırı güçsüz ana karakterin gelisimini anlatan güç fantezisi animesi. Bu animede ana karakter disinda kimsenin ne gucundeki gelisim olarak ne de psikolojik olarak uzerinde durulmuyor. Sadece jinwoo'nun wattpad'ten cikmiscasina havalilasmasini ve guclenmesini izliyoruz. Bu animenin hikayesini merak edip mangasini okumaya basladim ama dayanamadim. Cizimler ve jinwoo'nun havali tavirlarina katlanamadim. Daha sonra youtube'dan sesli sekilde mangayi anlatan birisini izledim. Mangayi izledikten sonra sunu diyebilirim ki daha bu anime baslamadi bile. Ana karakterin sadece dunyadaki en guclu kisi seviyesine gelisine kadar ilerlendi suanda ve hikaye ile ilgili, bazi onemli karakterlerle ilgili hicbir sey anlatilmadi. Bundan dolayi arada mangadan belirtmeler yapiyor olucam.
Hikayesi jinwoo leveling guclerini kazanana kadar gayet guzel. Büstlerin oldugu o tapinagin gercekte ne oldugu animede daha ogrenilmedi ama mangada benim icime cok sindirebildiler. Neden jinwoo'nun secildigi ve o yan mahzenin neden ciktigi mangayi okuyana kadar hikayeyi uydurmak icin yazilmamislar, ozen gosterilmis bir hikayeymis. Leveling'i kazandiktan sonraysa hikaye vasatlasiyor. Jinwoo bi anda bu guclere ayak uydurmaya basliyor ve bunu cok hizli gecmisler. Vucudunun degisimini bile sadece kardesinin boyun mu uzadi sakasi yapmasiyla birakmislar. Mantiksal olarak jinwoo'nun guc gelisimi dogru da olsa bu kisimda cok hizli hissettiriyor. Iki sezon boyunca da bu ilerliyor. Hikaye olarak bu iki sezonda baska da bir sey yok zaten. Jinwoo'nun babasi bi ara geliyor ve cok korkunc seyler olucak diyor ama baska da aklima gelen bir sey yok. Her ne kadar mangada hikaye cok guzellesse ve oturakli bir hal de alsa bu ilk iki sezon hikayeyi anlatmak icin olusturulmus zemin hissi verdi. Şu anki haliyle övebileceğim tek yanı kendisini izlettirmesi. Bir savaşı jinwoo'nun kazancagından emin olsan dahi izleyesin geliyor. En azından ne kadar zorlanıcak öğrenmek istiyorsun. Manganin hikayesini cok sevsem de tek pozitif yanı kendisini izletme olan bir animeye 6.75 veririm ancak.
Karakterler bu animenin sinifta kaldigi yer. Hicbir karakterin felsefesi ilgi cekmiyor. Ic monologlari cok seven biri olmama ragmen neredeyse hicbir jinwoo monologu meraklandiramadi beni. Sirf hikaye uygun ilerleyebilsin diye dusuncelerini tasarlamislar. Karakterin havali olmasi disinda ilgimi ceken hicbir ozelligi olmadi. Havalilik konusunda ise cidden basarili olmuslar. Ilkokulda bunu izlesem kendimi jinwoo sanip havali kilicimi falan savururdum kesin. Jinwoo'ya 7 veririm. Kalan karakterler ise her ne kadar hepsi karakteristik de olsalar derin islenmedikleri icin sinifta kaliyorlar. Baskan go, jinwoo'nun kankasi, kardesi, kardesinin kankasi, baskan go'nun altinda calisan zeki sarisin adam, jinwoo'nun kardesini oldurdugu adamin abisi, ilk mahzendeki turuncu sacli kiz gibi saydikca sayabilirim ama hicbirinde derinlik yok. Ozellikle de sarisin ilerde jinwoo'nun eşi olucak S rank kiz. Mangayi okumak istememdeki en buyuk sebep aralarindaki iliski ve bu kizin karakterindeki gelisimdi ama hicbir gelisim olmadi. Sadece jinwoo'dan hoslanmasi ve birlikte olmalari islendi ama kizin gucu de felsefesi de aynı yerde sayikladi. Bu yan karakterlere jinwoo'nun golgesinde kaldiklari icin 5 veririm. Genel karakterlere ise 6.75 veririm.
Muzikler bu animede benim cok ilgimi cekemedi tek istisna olan dark aria disinda. Dizi boyunca muzik sesini az kullandiklarindan midir bilmem muzik duymadim gibi hissettim. Orada vardi muzikler eminim ama aklimda kalamadilar. Dark aria ise bunlarin aksine sirf bu muzik gelsin diye bekledigim cinsten guzeldi. Hem sozlerinin temaya asiri uygun olmasi hem de gunluk hayatta dinlenilebilir cinsten olmasiyla benim gozumde 9.75'lik bir sarki. Tek problemi animede cok az kez calmis olmasi. 2 veya 3 defa duydum sadece. 24 bolumde sadece 10 dakikalik bir kisimin muziginden keyif almis olmak yetersiz. Yine de dark aria'yi cok begenmemden dolayi muziklere 7 veririm.
Animasyonlar bu animenin parladigi yer ama ben diger insanlar kadar isinamadim. Yurtta internet kotu oldugundan midir bilmem cogu savasta ne oldugunu adam akilli anlayamadim. Bunlara ragmen yine de cok ust duzey animasyonlar. Sadece beklentim kadar yuksek degillerdi. Animasyonlara 8.5 veririm.
NOT: Her ne kadar bu iki sezona dusuk bir puan vermis de olsam manga uyarlandikca bu puan cok yukselebilir. Puanlamayi sadece ve sadece bu iki sezona gore yaptim. Mangada hikaye asiri dallanip oturaklilasıyor, yazarin hikayeyi ilerletmek icin oylesine koydugu sanilan seylerin mantikli aciklamalari oldugu ogreniliyor. (Shadow monarch'in gucunu potansiyeli olan birisine vermek istemesi ve dogru adayin jinwoo olmasi, gatelerin acilma sebebinin dunyayi savasa uygun hale getirmek istemeleri, architecht'in jinwoo'nun sahip oldugu bu sistemi yaratmis olmasi...) Karakterler de bir o kadar detaylandiriliyor mangada. Shadow monarch duzgun yazilirsa kesin 9 ustu vericegim bir karakter olur. Jinwoo'nun babasi da yuksek puan alma potansiyelinde. Bu gibi seyler hikaye ve karakterler kisminda cok buyuk puan artisina sebep olabilir.
NOT: Bu animeyi izlerken kendimi bir indie oyunu izliyormus gibi hissettim. Bir diziye gore dandik olan senaryosu ve karakterleri oyun gibi dusununce asiri detayli hissettirdi ve cok keyif aldirdi. Bundan dolayi 7.25 vermek yerine 7.75 verdim.

Bu hikayenin tek olayi adindan anlasilcak sekilde sözde bir harem olusturmak. Kiz karakter farkli kisiliklere girip erkegi etkilemeye calisiyor 12 bolum boyunca. Baska hicbir yan karakter yok, baska bir durumla ilgili hicbir olay yok. Yaptigi isi ise gayet tatli yapan ve izledikten sonra pisman etmicek bir anime.
Hikayesi oldukca basit. Ilk 6 bolum boyunca kiz erkegi tavlamaya calisir, sonra kiz erkege acilir ve son bolume kadar sevgili olarak takilirlar. Son bolumde de evlenirler. Benim animelerde rahatsiz oldugum gereksiz cinsel sahne uretme cabasi yok bu animede. Tesadufen erkegin ayaginin kayip kizin kucagina dustugunu falan gormuyoruz yani. Yine de hikayesi, olmasi gerekenden de sığ hissettirdi. Evet tek bir konuya odaklanmis olmalarini begendim ve beni yormadi ama daha da bi olay orgusu cikabilirdi sanki. Ayrica kizin cocuga cikma teklifi ettigi sahneyi hic sevmedigim tarzda yapmislar. Kiz ile cocuk bi yerde duruyolar ve kiz tam teklif edicekken bolum bitiyor. Daha sonra ise yeni bolum belli bir sure gectikten sonrasini anlatmaya basliyor ama sevgililer mi degiller mi anlayamiyosun. Orada kestiklerine gore teklif edemedi utandi falan diye kafamda kuruyordum ama oyle de olmadi. Madem dumduz teklif etmisti niye boyle meraklandirdiniz. Sanki cok derin bir sey islicekmişsiniz saniyor insan. Hikayesine rahatsiz edici sadece bir tane noktasi olan, kalan yerlerde ise chill kafa izleyip keyif alabilcegin bi anime oldugu icin 6.25 veririm.
Karakterler bu animede sadece 2 tane var desem yeridir. Cocuk ve kiz disinda hickimsede karakterin k'si yok. Cocuk da cok guzel yazilmamis bir karakter. Ilk yari boyunca surekli ne yaptigi belli olmayan, kizdan hoslaniyo mu hoslanmiyo mu anlayamadigimiz birisini izliyoruz ve sonra ogreniyoruz ki kizi ilk gordugu gunden beri ondan hoslaniyormus. Bunu ogrenince normalde cocugun karakterinden etkilenmis olmam gerekirdi ama hic umrumda olmadi. Hikayenin obur yarisinda ise yine hicbir karakter belirtisi gormuyoruz cocukta. 5.5 veririm karakterine. Kizin karakteri ise dizideki tek guzel yazilmis karakter. Her ne kadar cok derin olmasa bile surekli ic monologlarini goruyoruz ve insanin ilgisini cekebiliyor. Bunun yaninda karakterin cocuga yurume sekli cok tatli yazilmis. Yine de derinligi olmayan bi karakter oldugundan en fazla 7.75 verebilirim karakterine. Genel karakterlere ise bu ikisi disinda hicbir karakter olmamasinin eksikligini de goz onunde bulundurarak 6.25 verebilirim.
Muziklerinden opening ve ending gayet tatli geldiler bana. Gozlerini kapatip kafani sallamalik cinstenler. Ama dizinin icinde muzik yok denicek gibi. Bir tane bile muzik aklimda degil tek hatirladigim hep ayni chill muzigin arkada caldigi. Muziklerine intro ve outronun katkilarina ragmen anca 5.5 veririm.
Animasyonlari ben begendim. Butcesi cok da olmayan bi yapim gozuyle baktigimdan midir bilmiyorum ama kare sayisinin az olmasi beni hic rahatsiz etmedi. Animasyonlara caba gosterdikleri tek kisim kızın rollenmeleri ve ben de sadece orada animasyon arardim zaten. Bu kadar ovdum ama boyle dusuk butceli bir yapim ne kadar iyi olabilirse o kadar iyi animasyonlar. 6.75 veririm.
NOT: Bu animeyi izlemeye baslamamdaki tek sebep konseptinin beni kendine cok cekmesi. Bir insandan herseyi bulabilme felsefesi benim en cok ilgilendigim felsefelerden oldugundan muhtemelen normal bi insandan cok daha fazla keyif aldim. Bundan dolayi bu animeye 6.25 yerine 7 verdim.

NOT: ben bu elestiriyi yaparken en son infinity castle arc'ının ilk filmini izledim.
Savaslari cok guzel hikayesi oldukca basit bir aksiyon animesi demon slayer. Hic anime izlememis birine anime onermem gerekse ilk olarak demon slayeri oneririm. Zenitsunun şımarıklastigi sahneleri cikartsak tam yeni izleyici dostu bir anime cunku. Ne bir cizgi film kadar plot armorlara sahip ne de agir yapili bir anime kadar felsefesine ozen gosterilmis.
Hikayesi çok basit ve tekdüze. Bir seytan cikar, ana karakter seytanla savasir, cok zorluklara ragmen ucu ucuna savasi kazanir, seytan ölmeden önce insan halinde cektigi zorluklari gorür ve aglamaya baslar, ana karakter de o seytan icin uzulur, seytan da ana karakterdeki iyi niyeti fark edip ne kadar guzel bir insan der. Muziklerin etkisi mi yoksa benim cok istekli olmam mi bilmem her savas bu sekilde ilerlemesine ragmen izlerken hic sıkılmadim. Hicbir hikayeyi 2x'e alıp geçmek istemedim. Yine de kendisini izletmis olmasi alt duzey bir hikayesi oldugu gercegini degistirmiyor. Baslangicta cok ümitlerimin oldugu muzan'ın bomboş bir villain olmasi, en güçlü kotulerin ölümlerinin sebebinin hep plot yardimiyla olmasi, plot hole'ların sayisinin cok fazla olmasi gibi cokca kotu şeyi var hikayesinin. Akicilik konusundaysa bu anlattiklarimdan ziyade oldukca basarili demom slayer. Tanjiro ve dostlarinin guclenme hizi guzel belirlendiginden insan sıkılmıyor izlerken. Kendini izlettirse de bu hikayeye anca 6.75 verebilirim.
Karakterleri oldukca akilda kalici demon slayer'ın. Her karakterin cizimi ve kisiligi birbirinden cok farkli. Derinlikleri icin ise aynisini soyleyemem. Hikayesi derin diyebilcegim belki yorichi vardir ama o bile çok yarim kalmis bir karakter. Kac sezon gecti hala neden bi anda savasmayi biraktigini bilmiyoruz ve muhtemelen de kafamdaki o derin karaktere ulastirmicaklar. Kalan karakterler ise hep ilgi cekici ama derinligi olmayan karakterler. Surekli ekranda olan tanjiro bile iyi insan olma temasından bir kere bile çıkmadı, yanlislikla iyi birini öldurup pisman olmadi veya sinirlenip kisiligi disinda bi hareket yapmadi. Yine de oldukca kendisini izlettiren bi karakterdi. Demon slayer'ın karakterlerine sığ da olsalar kendilerini izlettirdikleri icin 7 veririm.
Müzikleri bu animenin aşırı guzel. Animasyonlarinin cok ovulmesinden dolayi golgede mi kaldi bilmem ama benim izledigim en dolu muzik setine sahip yapimlardan. Kac farkli yerde farkli duygusal muziklerle gozlerimi sulandirdi bu anime saymadim. Hikaye her ne kadar öngörülebilir bile olsa, zaten neyi anlatcaklarini bilsem bile dogru muzigin dogru yerde kullanilmasi beni duygulandirmaya yetti. Bir introsu gunluk hayatta dinlemelik ama kalan intro ve outrolari cok da guzel bulamadim. Onlari da guzel yapsalar daha bile yuksek olabilirdi puani ama bu haliyle 9.5 veririm.
Animasyonlari insanların övdügü kadar var. Benim izledigim en akici aksiyon bu animede. Hem duygusal yerler guzel yansitilmis, hem kare sayisi cok fazla, hem aksiyonlar cok detayli hem de akici cizilmis. Animelere özgü şımarık suratlar disinda daha iyi yapilabilirmis diyebildigim tek bir sey bile yok bu animasyonlarda. Demon slayer'a animasyonlari icin 9.75 verebilirim.
NOT: Bu animenin en büyük eksigi olan sığ hikaye ve karakterler beni çok az yerde rahatsiz etti. Beynimi ilerde detaylandirilmicak konularda ve bariz plot armorlarda kapatabildim, bu da demon slayer'dan aşırı keyif almami sagladi. Muzikleri de bi o kadar duygulandirabilmeyi basardi beni. Bu duygusal etkilerinden dolayi normalde 7.75 vericegim demon slayer'a 8.5 puan verdim.

NOT: Ben bu animeyi izlerken geriye son bir film kaldi çıkıcak olan ama yine de completed olarak yapiyorum bu elestiriyi. Son filmin bi anda puanlamayi degistiricek oldugunu sanmiyorum, degistiricek olursa da guncellerim burayi.
Bu animenin adini hangi akla hizmet bunny girl senpai yapmislar anlayamadim. Izlemeden once hep tavsan taklidi yapan bi kizi izlicem sandim, meger ana konu quantum fiziginden dolayi ergenlerin yasadigi anormal olaylarmış. Bunny girl kismi da dizinin ilk beş dakikasinda var, daha sonra üçüncü olumde iki dakikaligina var o kadar. Insanlardan "adı garip ama kendisi saheser bir anime" yorumlarini cok fazla gordum ama pek de bi saheser kismini bulamadim. Ilk üç bolum aslinda insanlarin dedigi gibi gayet oturakli ilerlemisti, kafamda surekli bu anormalliklerin sebebi ne acaba sorusu vardi ve merak da ettirtmislerdi. Mai'nin anomalisi duzeldikten sonra ise sorularimin hicbirini cevaplamadilar. Bu dizide gercekten ust duzey diyebilecegim tek şey sakuta'nın esprileri ama onun disinda cok ortalama bir anime.
Hikayesine hic baglanamadim. Yazar zor durumda kaldiginda surekli ana karaktere yoktan bir cozum yolu buldurup durmasi beni baya sıktı. Surekli dunyada sorunlar meydana gelir, ne tesaduf sakuta bunlari cozmesi gereken ana karakter olur, yine ne tesaduf sakuta bu isleri ne zaman beceremezse surekli bi dunya resetlenir, gecmisten bi dostu ona yardim eder ama ne olur biter sakuta sorunlari cozer. Cocukken izledigim cizgi filmler duzeyinde bir inandiriciliga sahip bunny girl senpai. Hikayenin guzel kisimlari var elbette. Sakutanin kardesinin pandalari gorememesi ve sonrasinda sakutanin yasadigi kriz, mai'nin sakutaya trenin orada ne olur yanimda kal baska bir sey istemiyorum dedigi sahne gibi oldukca guzel kisimlar var ama yetersiz. Benzer bir yorumu code geass'ta yapmistim ama onu izlerken dizideki guzel sahneler bana yetersiz gelmemisti, her ne kadar dandik bir kurmaca da olsa beni icine cekmeyi basarmisti. Bunny girl senpai bunu basaramadi. Akicilik olarak benim gozumde sinifta kaldi. Surekli icimden ya "hadi sonuclansin artik birseyler" dedim yada mai ile sakuta atışsınlar sakuta espri yapsın diye bekledim. Hikayeye en azindan mantiksal bir hatasi olmadigindan 6.25 veririm.
Karakterlerin cogu bu animede çok sönük. Önce sönük olmayanlari soylucek olursam sakuta gayet guzel bir karakter. Hem ic monologlari yer yer oldukca derin hem de karakter cok komik. Bu komiklik ilk sezondan sonra gittikce azalsa da dizinin ilk üç bolumu bile onu iyi bir karakter olarak hatirlamama yetebilir. Sakutanin karakterine 8.5 veririm. Sakutanin kardesi ise cok iyi bir karakter olmasa bile kotu demicegim bir karakter. Ozellikle pandacı halinin son bolumlerinde kendisini izlettiriyordu. Eski haline dondukten sonra da ilk basta izlettirmisti ama sonrasinda bi olayi kalmadi tabii. Yine de karakterine 7.75 verebilirim. Mai hakkinda konusucak olursam, insanlardan surekli duydugum mai karakteri benim icin hayal kirikligi oldu. Bu karakterin bir iki sahne disinda hicbir derinligi yok. Sadece sakuta'ya islerini yapmasi icin alan acsin ve arada espri yapabilecegi malzemesi olsun diye koyulmus bir karakter. Ilk üç bolumden sonra bu karakter surekli işe gidiyor ve adam akilli gozukmuyor hikayede. Kadinlara işkolik oldugu icin, erkeklere de sakuta baska kizlarla flortlesmesine ragmen ona tapmaya devam ettigi icin guzel geliyor sadece. Maiye karakter olarak o birkac guzel sahnesi olmasindan dolayi 6.5 veriyorum ama onlar olmasa 5.5 verirdim. Kalan karakterler ise konusmaya bile degmez. Bilim insani kiz, noel baba kiz, kafede calisan kiz falan hic ilgimi cekemediler, bu karakterlere 5.5 veririm. Genel karakterlere ise 7 veririm.
Müzikler gayet guzel. Ozellikle duygusal yerlerde guzel muzikler koymuslar ve bir tane de kült outro'su var. Mukemmel duzeyde olmasa da guzel muzikleri oldugu icin 7.75 veririm.
Animasyonlar bu kadar yeni bir yapima gore alt duzey. 2010 seviyesi animasyonlara sahip. Karakterlerin yuzleri cirkin olmadigindan goze batmiyor ama hareketli an miktarı artsa goze batardi muhtemelen. Animasyonlarina 7.25 veririm.
NOT: Bu anime benim ilk defa izlerken bi an once bitsin diye bekledigim anime oldu. Cogu olay o kadar tahmin edilebilir veya sıkıcı ki izlemeye devam etmemi saglayan tek şey sakutanın mizahiydi. Bu sıkıcılıklarindan oturu 7 verine 6.25 puan verdim.

Assasination classroom bana kendimin animeci oldugunu kabullendiren anime oldu. Surekli karakterlerin suratinin garipleşmesi, duygu degisimlerinin cok hizli olmasi gibi bu kulture ozgu seylerle dolu bu anime ve ben izlerken cok keyif aldim. Bu vakte kadar hep bu animevari ozellikler beni irite ederdi, ben animeleri felsefesi olan animasyonlar oldugu icin izlerdim. Bunda da biraz rahatsizlik verdi ama "ben ne izliyorum ya allah askina" demedim kendime. Tum anime boyunca salak salak gulerken buldum kendimi. Elli bolumun kırk bolumunde ayni seyi yaptiklari, son on bolumde de hikayeye abanip cok guzel sonlandirdiklari bir anime. Otuz saniyelik bir elestiri videosunu gormustum ve tam benim aradigim konsept diye dusunup izlemistim, gercekten de ne aradiysam onu verdi assasination classroom.
Hikayesi kırk bolum boyunca neredeyse yok ve aslinda yazarin oyle bir hedefi de yok. Sadece ogrencilerin gelisimi ve koro sensei'nin bazi zayifliklari isleniyor bu kisimda. Her ne kadar hic hikaye islenmemis de olsa islenmesi gerek gibi de hissettirmedi. Sanki tum anime boyunca bu sekilde ilerlemis olsa da beni kotu hissettirmezdi. Sonraki on bolumde ise hikaye bi anda acildi. Aslinda yesil sacli kizin kim oldugunu, ilk bolumdeki ölen kadinin kim oldugunu, koro senseinin kim oldugunu, koro senseinin dusmani olan solungac yapicisi adamin kim oldugunu falan ogreniyoruz. Şımarık ve tek yonlu bir animeden bi anda felsefi bir hikayeye donusuyor ve bu benim beklentimin cok ustunde bir seydi. Sonu ise hic beklemedigim kadar guzeldi. Koro sensei'nin ölümü izledigim en duygusal sonlardan. Oradaki yoklama sahnesinde gozu sulanmicak cok insan tanimiyorum. Hikayesine son on bolum icin 9.25 veririm. Kalan kırk bolum icin ise son bolumlere zemin hazirladigi icin 6.75 veririm. Genel hikayeye ise ilk kırk bolum cok da bir sey yasanmadigindan 7.5 verebilirim anca.
Karakter olarak koro sensei beni cok kendine bagladi. Zaten izlemeden once de izlememdeki tek amac koro senseinin cok ust birisi olup bu ustunlugune ragmen icinde olan ogretme istegini merak etmemdi. Kendimden bir parca bulabilir miyim acaba diye dusundum ve izledigim her bolumde o parcayi buldum. Sonlara dogru ise gercek hikayeyi gorunce beni kat ve kat daha cok tatmin etti bu karakter. Koro senseiye duygusal yaklasmazsam 8.75 veririm ama benim gozumde cok daha yuksek puanda bir karakter. Ogrencilerden goze en cok batan nagisa, yesil sacli kiz ve kirmizi sacli havali cocuk. Üçü de oldukca tatli yazilmis 'az ciddi' bir hikayeye tam uyan cinsten karakterler. Bir tek nagisa biraz hakki yenmis bir karakter olmus. Surekli ana karakter olarak gordugum icin ondan ozel seyler bekledim ama beklentimi tam da karsilamadi. Yine de bu ogrencilere diger ogrencilerden bir tik daha ustte olduklari icin 7.75 veririm. Kalan karakterlerin ise aslinda altta kalir cok bi yanlari yok. Bu animenin basardigi en iyi seylerden biri de onca ogrenciye farkli karakterler verdirip sevdirtebilmek. O son yoklama sahnesinde ismi okunurken bu cocuk da cok gereksizdi be diyebilcegim ogrenci sayisi bir veya en fazla iki taneydi. Kalan tum karakterler oldukca guzel islenmis ve bu kadar karakteri guzel islemek cok buyuk bir basari. Tabii ki de bunun bir handikapi oluyor o da hicbir karakter cok cok ozel hissettirmiyor. Hepsi cok guzel karakterler ama hicbiri apayri karakter degiller. Bu karakterlere 7.25 veririm. Genel karakterlere ise 7.75 veririm.
Muzikleri cok ust duzey degillerdi ama hepsi de oldukca guzellerdi. Duygusalligi da heyecani da mutlulugu da gayet guzel yansitmislar muziklerle. 8.25 veririm.
Animasyonlar akiskan olmasi gereken yerlerde akiskandi. Savas sahneleri kafiydi ama guzel olsun diye bir beklenti de yoktu. Animasyonlara 8 verebilirim.
NOT: Bu anime kendi hayat hedefim olan cok ust duzey olup alt duzeydeki insanlara bir seyler ogretmeyi 50 bolumun tamaminda da isliyor. Bana tum bu yapim boyunca hayat amacimin bir ornegini izlettirmis oldugu icin bir ayri baglandim bu animeye. Bu duygusal etkisinden dolayi normalde 7.75'lik olan bu animeye 8.5 puan verdim.

Erased bitirdikten sonra cok sinir oldugum ama gun gectikce bu sinirimin yumusadigi bir anime. Katilin kim oldugu bulunmadan onceki kisim ve sonrasi arasinda benim icin cok fark var. Katil bulunana kadar asiri yogun, 12 bolume ne kadar icerik sigdirabilirseler her halde o kadar sigdirmislar diye dusundugum bir animeydi, katil bulunduktan sonra bu tempo çok yavasladi. Katilin ogretmen oldugunu tahmin etmek cok zor degildi. Ben ogretmen oldugunu dusunmustum en basta ama bi ara sanki ogretmen olmadigini kanitlicak bi sahne vardi. Ondan sonra ogretmen olmadigini dusunmeye baslamistim. Bu animeyle ilgili ozel olarak belirtme ihtiyaci duydugum konu yazarin pedofilivari yazimi ve cizimi. Surekli olarak genc kizin kalcasina ve bacaklarina kameranin kaymasi, ana karakterin cocuk halindeyken surekli yanaklarinin kizarmasi falan beni bile rahatsiz etti ki ben odaklanmayabilirim cogu animede boyle seylere.
Hikayesi ilk kisimda hem yogun hem cok eglenceli. Surekli olarak ana karakterin cozmeye calismasini goruyosun, aslinda onceden fark edemedigi simdi fark ettigi seyleri goruyosun. Kurtarmaya calistigi kizin da hayati gayet ilgi cekici geliyor. Katilin ogretmen oldugu ogrenildikten sonra ise anime fiyaskoya dönüyor. Buradan sonra hastaneye kadar olan kisim aklimdan silinmis bile, o kadar klise ve sıkıcıydı yani. Aklimda kalan tek sey yazarin ana karaktere torpil geciceginden emin oluşum. Bu zamanda geriye donme ozelligi surekli zor zamaninda ana karakterin kicini kurtardigindan burada da kurtulcagi barizdi. Hastane ve sonrasindan bahsetmek bile istemiyorum. Bi kere o kurtarilmis kiz ile kiz gibi gorulen cocugun evlenip cocuk yapmasi ne??? Insanlar hep o kiz sadece dostuydu gibisinden yorum yapmislar ama hic icime sinen bir cevap degil bu. Ben hep animelerde iliskilere supheyle yaklasirim ama burada kesinlikle bu cocuk o kizi seviyordu. Yirmi yil sonraki tanistigi liseli kiza da gozu vardi onu inkar etmiyorum. O kurtardigi kizin gelip hastanede cocugunu gosterip evlendim ben demesi falan hic bana hitap eden seyler degildi sadece. Hikaye olarak ilk kisimda ana karakterin plot armoruna ragmen akiciligi ve merak uyandirici hikayesinden dolayi 8.5 veririm. Ikinci Kisimda ise kurtaricak hicbir sey yok. Kotu olmasinin yani sira bir de rahatsiz edici. Hikayenin bu kismina 4.5 veririm. Genel hikayeye ise 7.25 veririm.
Karakterleri cok soluk bu hikayenin. Hem derin degiller hem eglenceli degiller. Guzel karakter diyebilcegim siniftaki olaylari anlayan zeki cocuk var. Surekli bir olayi mi cikicak acaba diye bekledim ve bir sey sunmadilar, yine de kendisini izlettirdi. Bir de ana karakterin kurtarmaya calistigi kiz var ki o da evlilik muhabbetinden sonra tatminligini birakti. Yine de o zamana kadar olan karakterinin hatrina 7.75 veririm bu ikisine. Kalan karakterler ise 6'nin ustune cikabilcek seviyede degiller. Genel karakterlere 6.25 veririm.
Muzikleri gayet iyiydi. Suan aklimda kalan sey openinginin guzel oldugu ve duygusal yerlerde muzigi cok guzel verdikleri. Muziklerine 8 veririm.
Animasyonlari gorsel kalite olarak guzeldi ama kaygan bir animasyonu yoktu. Bu gibi kisa ve dusuk butceli bir animede de o kayganligi aramadim zaten. Kendince yeterliydi animasyonlari. 7 veririm.
NOT: Animeye komple olarak baktigimda aslinda o kadar da kotu bir anime degil. Sadece yaptigi yanlislar gozume asiri batan cinsten yanlislar. Onlari duzeltse +1.5 puani bile olabilirdi suanda. Beni kisisel olarak cok rahatsiz eden yonleri oldugundan dolayi 7 puan vermek yerine 6.75 verdim.