
BU İNCELEME CLANNAD VE CLANNAD AFTER STORY HAKKINDA SPOILER İÇERMEKTEDİR. LÜTFEN BUNA GÖRE OKUYUN.
Etrafta hep "En çok ağlatan anime, çok üzücü anime" şeklinde yorumlar ve oldukça yüksek puanlara sahip ikinci sezonu gördükten sonra bir merakla ilk sezona başlayıp hayal kırıklığına uğrayıp seriyi bırakan kitledenseniz seriye çok büyük haksızlık etmişsiniz demektir.
Bu sezon direkt olarak Clannad ilk sezonun devamı olarak başlıyor. Aynı şekilde tempo da o civarda ilerliyor. Yavaş. Hatta ilk bölümleri izledikten sonra "İnsanların bu kadar övdüğü, ilk 20'de olan anime gerçekten bu mu? E ilk sezonun aynısı bu!" olabiliyorsunuz. Anime bir yere kadar bu şekilde ilerliyor, aşağı yukarı 12.bölümden sonra yavaş yavaş açılmaya ve ilginçleşmeye başlıyor. Elinizde olgunlaşmaya başlamış, hayattaki sorumluluklarının farkına varmış ve bunun için çabalayan, insanlara yük olmayı bırakmaya çalışan bir ana karakteriniz oluyor. İşe başlıyor, kendi evine çıkıyor vesaire. Bunlar dışında en büyük örneği omuzu sakat olmasına rağmen çabalayarak, bahane üretmeden Nagisa'yı babasından istemesi. Nagisa'nın babasının kendisine acımasını beklemeden babasının yoluyla sorunu çözmek için çabalıyor ve başarıyor. Bu civarlarda animenin ilginçleşmeye başladığını hissedebiliyorsunuz ama hala istediğiniz kıvama gelmiyor. O Nagisa'nın ölmesinden sonra oluyor.
Karakterler ilk sezonla aynı kadro. Ana erkek karakter ve yetişkin karakterler yeterince kaliteli hala. Ana karakter bir sürü duygu değişimi ardından daha sevilesi ve eli yüzü düzgün bir karakter oluyor ama sezonun ilk başında da yeterince iyiydi. İlk sezondaki umursamaz havasından biraz da olsa kurtulmuştu. Okazaki'nin dışında Nagisa'nın babası ve annesi de kesinlikle ön plana çıkan karakterlerden. Kendileri sezon boyunca Okazaki'nin kendisine çeki düzen verip gelişmesine son derece yardımcı oluyorlar. Başından sonuna kadar. Ushio ise annesini ve babasını adamakıllı tanımadan büyümüş bir çocuk. Babasından korkuyor ama yine de sevgi besliyor bir yere kadar. Yoksa Okazaki'nin benimle yaşar mısın teklifine hiçbir şekilde evet demezdi. 5 yaşında bir çocuk olsa da eli yüzü düzgün. Bu da yine Nagisa'nın anne babasının marifeti.
Müzikler fena değil fakat animenin kendisinin bestelenmiş bir albümü yok. Visual novel'in müziklerini kullanıyor. Bu yüzden arkaplan müziği olmak dışında öne çıkan bir müzik yok.
Görsellik yine güzel. Karakter tasarımlarını sevmeyebilirsiniz ama geri kalan her şey bir Kyoto Animation eseri kalitesinde.
Yönetmenlik de aynı şekilde hoş. Haruhi Suzumiya serisi ile aynı yönetmen fakat Haruhi Suzumiya'daki gibi farklı kamera açıları denenmemiş. Arada o yönetmenin en çok kendini gösterdiği açı olan "güvenlik kamerası açısı" yani herhangi bir odanın köşesine konulmuş kameradan odanın incelendiği kamera açıları mevcut fakat yine Suzumiya'daki kadar fazla kullanılmıyor. Daha generic bir yönetmenlik söz konusu. Bu kötü bir şey mi, hayır değil çünkü sunumdan kurtarıyor. Sunumu son derece iyi. Sahneler, karakterlerin ışıklandırmaları, ortamlar, ışıkların tonu vesaire duyguları çok güzel yansıtacak şekilde ayarlanmış. Bu olay yine Haruhi Suzumiya filminde de oldukça kullanılıyor. Yine aynı şekilde Suzumiya filminde bir tık daha iyi kullanıldığını söyleyebilirim ama bu After Story'dekinin kötü olduğu anlamına gelmiyor kesinlikle.
Animenin en büyük sıkıntısı ise tempo. Tempoyu bozan en büyük etmen "Kedi arc'ı". İzlemesi eğlenceli fakat gereksiz uzatılmış ve sezonun bütünlüğünü bozuyor. Bunun dışında animenin son bölümündeki recap de aynı şekilde son derece gereksiz. Extra bölümü ova olarak çıkartıp çok rahat 18 bölüm civarına indirilebilirdi.